...BAYKAL'A VE BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR EDECEĞİM HİÇ AKLIMA G

Teşekkürüme ihtiyacınız yok elbette. Ama şu sıralar mahzun olan kalbinize bir teselli sunmak adınadır bu mektubum. Umulur ki, başlattığım bu mütevazı teşekkür kampanyasına partilerinize oy vermiş vermemiş milyonlarca insan daha katılır.

Sabreder ve teşekkür gerekçemi anlarsanız, sizin de en az benim kadar ümitleneceğinize eminim.

Diyeceğim o ki… Uzunca bir süredir ülkede kardeş kavgasını bitirme ümidimizin kıvılcımı olan Anayasa değişiklik paketine bir şekilde “hayır” deyişinize kızdım. Aklı her şeyi almayan, safdil, kandırılabilir bir vatandaş olarak“iyi” sandığım pakete karşı çıkışınızı anlamakta zorlandım. Hele de bu değişikliklerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gitmeniz ayrıca üzdü beni. Elbette ki bizim gafletle unuttuğumuz, kıt aklımızla kavrayamadığımız nice “kötülükler” ve “tuzaklar” görüyorsunuzdur AKP’lilerin muktedir zihniyetinde. Geceler boyu, uyumadan, uyutulmadan, bin bir zahmetle önlemeye çalıştığınız paketin, bir de biz sığ kafalılara referandumla oylatılması felaketini önlemek için gecelerinizi yeniden uykusuz geçirdiğinizi tahmin ediyorum

Bizim iyiliğinizi düşündüğünüzü ancak şimdi fark ettim. Yüce ruhlar, âlicenap kişilikler, iyiliklerini düşündükleri için tam da iyiliklerini düşündüklerinden sövgüler almaya alışkındır. Son günlerde ve muhtemelen gelecek günlerde de başınıza gelen iç burkucu olay budur, bu olacaktır. Sabrınız için, anlayışınız için ne kadar teşekkür etsek azdır.

Şimdi burada, bu satırların kara yüzlü her harfi kadar mahcubiyetle özür diliyorum sizden. Bize yapmak istediğiniz iyiliği anlayamadığım için. Bizi bizden çok düşündüğünüzü bilmeden, küstahça sesimi yükselttiğim için.

Hemen şuramda, boğazımda kocaman bir düğüm… Özür dilemekte geç kalmışların onulmaz utancı var yüzümde... Kendisine yapılan iyiliğe kör kalmış nankörlerin suçluluk duygusuyla, ayakta durmakta zorlanıyorum. Gördüğünüz gibi, iki lafı bir araya getiremiyorum.

Allah korusun, meselâ siz, Sayın Deniz Baykal (veya Kemal Bey) o anayasa değişikliklerine “Evet” demiş olsaydınız, n’olurdu halim! İlk defa Deniz Baykal’ın “Evet” dediğine “Evet” diyecek olmayı nasıl açıklardım torunlarıma? Zahmetler ettiniz; beni bu ağır yükten kurtardınız. Allah şahittir ki, ömrümün buraya kadarı sizin “hayırlı” bulduğunuzda “şer” görmekle, sizin “şerli” bildiğinizi “hayır” bilmekle geçti. Hayatımın bundan sonrası da böyle geçecek sayenizde. Beni bu utanç verici çelişkiden kurtardığınız için sevimsiz gözükmeyi göze alarak gösterdiğiniz çabaya ömür boyu minnettar kalacağım.

Meselâ siz, Sayın Devlet Bahçeli, “Hayır” oylarını artırmak için o kadar zahmet ettiniz ya; yani şu anda mahcubiyetten eriyorum, lütufkârlığınız karşısında eziliyorum. Ne büyük tehlikelerden uzak tutmuşsunuz meğer bizi! Hafazanallah, ya siz benden önce “Evet” deseydiniz milletin silahıyla millete silah çeken darbecilerin hak ettiği cezayı bulmalarına! Ya siz de benim gibi anlayışsızlık etseydiniz de, millete hizmetin yolunu kesen haddini bilmezlere, yargı baronlarına, postal zorbalarına hiç tereddütsüz karşı koysaydınız, elimiz hepten boş kalırdı! Nasıl da anlamamışım bu şerefi, büyük bir nezaketle, eşsiz bir feragatle bize bıraktığınızı!

Çok şükür, önümüzde referandum olacak gibi. Düşünebiliyor musunuz, bana soracaklar, evet, evet bana, soracaklar, darbecilere ceza verilip verilmemesi gerektiğini. Bana bırakacaklar “yargı” imtiyazlarıyla ülkenin gencecik çocuklarına katsayı farkıyla bölücülük uygulamaya can atan zorbaların oyununu bozmayı… Altın golü ben atacağım yani! Ne güzel! Darbe heveslisi komutanlardan emir alarak hak hukuk tarif eden hukuk adamlarının sorgulanamayan düzenine çomak sokma işini bana bırakacaklar.

Ve ben, hayatımda hiçbir kırılmaya mecbur kalmaksızın, Deniz Amcamın “Hayır” dediğine “Evet” diyeceğim. Ve ben ülkem için en güzel ve hayırlı olan o mührü Devlet Beyden önce vuracağım kâğıda. Ve ben Kürt kardeşlerimi yıllarca ezen, zillete düşüren ırkçılığın yıkılması ve yakılması için ilk kıvılcımı, Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden siyasetçilere rağmen yakacağım. Apo’yla aynı yönde düşünmemek ne büyük şeref benim için…

Bize bu şerefi verdiğiniz için sonsuz minnet borçluyuz sizlere…

Milletim adına bin kez daha teşekkür ediyorum.

Aynı içten teşekkürü Anayasa Mahkemesi’ne de etmek üzere dört gözle kararlarını bekliyorum.

senaidemirci@gmail.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !