...ELİMİZİ AÇABİLSEK...

Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çesit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa baglanır....!

Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir....!

 

Yumruk yaptığında elini dısarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dısarı çıkarması olanaksızdır....!

 

Sıkıca yumruk yapılmıs el, bu yarıktan dısarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir sey yoktur...!

 

Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmistir. Yapması gereken tek şey,,,,,,,

 

Elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki !!!!!!

 

Bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür...... 
Bizleri de tuzağa düşüren ve orada kalmamıza neden olan sey, arzularımız ve zihnimizde onlara bağımlı oluşumuzdur......

 

Tüm yapmamız gereken; elimizi açıp benliğimizi, bağımlı olduğumuz şeyleri serbest bırakmak ve dolayısiyle özgür olmaktır! 
Bu örnekle benzestirirsek; Bizler, sahip olduğumuzu düsündügümüz her seyin bizim için birer tuzak olduğunu fark etmiyoruz...!!!
Çoğunlukla  konusmaktan fazla bir özelliğini kullanmadığımız son model cep telefonlarına sahip olmak, 
-Ortalama 15 m2 sini kullandığımız ama kullandığımız  alandan 20-30 kat büyük evlere sahip olmak,

-Belki bir kez giydikten sonra çok uzun süre dolabımızın bir köşesinde unuttuğumuz günün modasına uygun giysilere sahip olmak,

-Okumadığımız kitaplara sahip olmak,

-Asla kadranın gösterdiği sürate ulaşamayacagımız en süratli arabaya sahip olmak,

-Bize günde 3-5 kez zamanı, baskalarına sürekli zenginliğimizi gösteren kol saatlerine sahip olmak,

-Vakit bulup gidilemeyen, gidilse bile dinlendirmekten çok uzak; tabiri caizse yorgunluktan haşatımızı çıkaracak deniz kenarına yakın bir yazlık, bir dinlence evine sahip olmak,

-Faizi, getirisi zarara uğramasın diye kıyıp harcanamasa bile bol sıfırlı bir banka defterine sahip olmak,

-Dünyalarına ve güzelliklerine katılamadığımız, asla yeterli vakit ayıramadığımız, basarılı ve diğerlerininkinden daha güzel çocuklara sahip olmak,

-Vaktimize, nakdimize, aklımıza, çenemize zarar verse bile bir futbol takımı taraftarlığına sahip olmak,

-Sağlığımıza, düzenimize, beynimize korkunç zararlar verse bile envai çeşit içkilerin bulundugu gösterişli, dekoratif bir mini bara sahip olmak,


-Oturmadığımız koltuk takımları, izlemediğimiz dev ekran televizyonlar; kullanmadığımız, faydalanmadığımız daha nelere sahip olmak... Ya da sahip olduğumuzu sanmak... 

O maymun gibi ;

Avucumuzda tuttuğumuz sürece,

 (faydalanamasak bile)

Sahip olduğumuzu sanmıyor muyuz?????

 

Ve ancak parmaklarımızı gevşetip bunlardan vazgeçtiğimiz zaman gerçekten özgür olup tüm yeteneklerimizi kullanabilir hale gelmeyecek miyiz?

 

Aslında biz bu dünyaya sahip olmaya değil, şahit olmaya gelmişiz.

 

Ah bunu bir anlayabilsek.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !